Anasayfa Hakkımızda Tedavilerimiz Merak Ettikleriniz İnsan Kaynakları İletişim

Ortodontik Tedaviler

Latincede “Orto” düzgün, “donti” diş anlamına gelmektedir; yani “ortodonti” “düzgün diş” demektir. Ortodonti, büyümekte olan veya erişkin bireylerin dentofasiyal (çene ve yüz) yapılarının gözetimi ve rehberliği ile dişleri hareket ettirmektir; ilgili yapılardaki bozuklukları düzelterek dişlerin birbirleriyle ve yüz kemikleriyle olan ilişkilerini, kuvvet uygulamak suretiyle yeniden yönlendirerek düzeltilmesi konularıyla ilgilenen bir diş hekimliği dalıdır.

Ortodonti'nin Sorumluluk Alanları:

1. Kapanış bozukluklarının teşhisi, engellenmesi, durdurulması ve tedavisi.
2. Fonksiyonel ve düzeltici apareylerin dizaynı, uygulanması ve kontrolü.
3. Yüz ve kraniyal yapılar (kafa bölgesindeki kemik yapısı) arasındaki fizyolojik ve estetik uyum için ideal ilişkilerin sağlanması için dişlere ve destek dokulara rehberlik edilmesi.

Neden Ortodontik Bozukluk Oluşur?

1. Genetik faktörler: İskeletsel bozukluklar, diş eksikleri, üst çene darlığı, çapraşıklık problemleri olan bireylerde ailede benzer bir anomalinin olup olmadığı önemlidir.
2. Çeşitli kulak-burun-boğaz problemleri: Burun deviasyonu ve geniz etinin bulunması, ağız solunumu gibi durumlar, çene kemiklerinin gelişiminde olumsuz yönde etkili olmaktadır.
3. Kötü alışkanlıklar: Parmak emme, yanak emme, uzun süre yalancı meme kullanma, dil emme vb. gibi zamanında bırakılmayan alışkanlıklar çenelerin gelişimini kötü yönde etkilemektedir. Bu nedenle bu tür alışkanlığa sahip çocuklar iyi takip edilmeli ve alışkanlık mümkün olduğunca erken dönemde bıraktırılmalıdır.
4. Erken diş kaybı: Süt dişlerinin çürük nedeniyle zamanından önce çekilmesi ve yer tutucu yapılmaması sonucunda, komşu süt dişleri erken çekilen süt dişlerinin yerine kayacağından alttan çıkacak daimi dişlerin yerleri kaybedilmiş olur. Bu nedenle de çapraşıklık ve sürme problemleri yaşanabilir.

Sık Rastlanan Ortodontik Bozukluklar

Ön açık kapanış: Arka dişler birbirleriyle temas ederken ön dişler birbirlerini örtmeyip, üst ön dişlerle, alt ön dişler arasında aralık bulunmasıdır.
Çapraz kapanış: Normalde istenen durum, üst dişlerin alt dişlerden daha önde olması ve alt dişleri belirli bir oranda örtmesidir. Bu durumun tersi söz konusu olduğunda çapraz kapanıştan söz edilir.
Çapraşıklık: Bir ark (diş dizisi) içerisinde veya bir bölgede dişlerin düzgün sıralanabilmesi için yeterli yer olmamasıdır.
Aralıklar (Diastema): Komşu dişler arasında aralık bulunmasıdır. Özellikle üst orta kesici dişler arasında sıkça görülür. Ancak, süt dişlenmede diastema bulunması normal bir durumdur.
Ektopi: Dişin normal konumundan başka bir yerde anormal pozisyon almasıdır.
Gömülü diş: Genellikle yeterli yer olmadığından dişin süremeyip, çene kemiği içerisinde gömülü kalmasıdır.
Dudak yetersizliği: Alt çene serbest konumdayken, dudakların, dişleri yeteri kadar örtememesidir.
Derin kapanış: İdeal kapanışta üst kesici dişler, alt kesici dişleri 2-3 mm ya da alt kesici diş boyunun 1/3’ ü kadar örtmelidir. Üst kesici dişler alt kesicileri normalden fazla örtüyorlarsa buna “derin örtülü kapanış” denir.
İleri itim: Alt ve üst çene dişleri birbirleriyle kapanışa geldiğinde, üst kesicilerle alt kesicilerin arasındaki aralığın normalden fazla olmasıdır. (Bu aralık, küçük parmak alt kesicilerle üst kesiciler arasına yerleştirilerek test edilebilir.)
Rotasyon: Dişin yuvasında normal pozisyonuna nazaran dönük konumlanmasıdır.
Transpozisyon (Yer değiştirme): İki dişin normalden farklı olarak birbirlerinin yerlerine sürmesidir.

Neden Ortodontik Tedavi Gereklidir?

Ortodontik tedavi görenlerin büyük çoğunluğu görünüş ve gülüşlerini iyileştirmek amacıyla ortodontiste başvururlar. Ortodontik tedavi, estetik açıdan fayda sağlayarak hastalara özgüven kazandırır. Ama, aslında ortodontik problemlerin çoğu ağız ve diş sağlığını etkileyebilmektedir. Örneğin; çapraşık dişlerin temizlenebilmesi daha zordur. Bu durumda çürüğe ve periodontal hastalığa yatkınlık artmaktadır. Kapanış bozuklukları dişlerin daha çabuk aşınmasına neden olabilir. Ortodontik problemler, çene eklemi rahatsızlıklarına, baş ve yüz ağrılarına neden olabilirler. Ön dişler bölgesinde açık kapanış varsa veya ön dişler aralıklı ise sesler doğru çıkamaz ve konuşma bozukluğu görülür.

Ortodontik Tedaviler 4 Bölüme Ayrılır

1. Koruyucu ortodontik tedaviler,
2. Durdurucu ortodontik tedaviler,
3. Düzeltici ortodontik tedaviler,
4. Pekiştirme tedavisi.
 

Ortodontik Tedavide İdeal Yaş Nedir?

Genellikle dişsel bozuklukların tedavisi için ideal yaş, süt dişlerinin değişiminin tamamlanmak üzere olduğu, köpek dişlerinin değişim zamanı olan 10-12 yaş civarıdır. Ancak, çeneleri ilgilendiren problemlerde ve kötü alışkanlıkların bıraktırılmasında, erken tedavi büyük önem taşır. O yüzden fissür koruyucuların (dişin çiğneme yüzeyini çürüğe karşı koruyucu) uygulandığı 6-7 yaş civarında bir ortodontist muayenesi gereklidir.

Erişkinler Ortodontik Tedavi Olabilir mi?

Evet, erişkinler de rahatlıkla tedavi olabilir. Sanılanın aksine sağlıklı bir diş eti ile her yaşta dişleri hareket ettirmek mümkündür. Ancak, erken teşhis edilen anomalilerin tedavi opsiyonları daha fazla olduğu için bir ortodontist tarafından erken yaşta kapanışın değerlendirilmesi önem arz eder.

Ortodontik Tedavi Ne Kadar Sürer?

Aktif tedavi ortalama 1,5-2 yıl sürer. Ancak, bu süre tedavinin şekline, hastanın yaşına ve uyumuna bağlı olarak değişiklik gösterir.

Ortodontik Apareyler Nelerdir?

Ortodontik apareylerin seçimi, problemin çeşidine ve bireyin büyümesine göre değişmektedir. Bu amaçla; iskeletsel sapması olan vakalarda ağız içinden ve ağız dışından uygulanan çeşitli tiplerde hareketli ve sabit apareyler kullanılmaktadır. Bazı basit diş hareketleri için takılıp çıkarılabilen apareyler de kullanılabilmektedir. İskeletsel herhangi bir problemi olmayan, sadece dişlerinde çapraşıklık mevcut olan vakalarda ise sabit tedaviler uygulanmaktadır.

Sabit Tedavi Seçenekleri

Sabit ortodontik tedaviler, iskeletsel herhangi bir sapmanın olmadığı veya iskeletsel düzeltmenin yapılamadığı, ancak dişlerde çeşitli seviyelerde çapraşıklığın mevcut olduğu durumlarda yapılmaktadır. Sabit ortodontik tedaviler yani dişsel düzeltmeler, tüm daimi dişler sürdükten sonra uygulanmaktadır.

Estetik Braketler

Sabit ortodontik tedavilerde, klasik metal braketlerin yanı sıra günümüzde özellikle estetik kaygısı olan bireylerde estetik braketler de kullanılmaktadır. Estetik braketlerin maliyetleri daha yüksektir.

Sabit Tedavi Süresince Dikkat Edilmesi Gerekenler

• Braketlerin takıldığı ilk hafta yanak ve dudakların iç kısımlarında ve dilde geçici yaralar oluşabilir. Bu durum, braketlere alışma süresi olan 1-2 hafta içerisinde düzelir. Ayrıca koruyucu mumlar kullanılarak yumuşak dokular korunabilir.
• Tedavi boyunca sert yiyeceklerden (çağla, erik, elma, havuç, kuruyemiş, cips vb.) uzak durulmalıdır. Sakız, jelibon gibi yapışkan gıdalar kullanılmamalıdır. Asitli içecekler (kola, fanta, gazoz vb.) içilmemelidir. Sandviç ve ekmek arası olan yiyecekler ısırılarak yenmemelidir elle koparılarak yenmelidir. Bu tür gıdalar braketlerin ve bantların kopmasına, tellerin kırılmasına neden olarak tedavi süresinin uzamasına yol açabilir.

Hareketli Apareyler Kullanılarak Yapılan Tedaviler

Bu tedavi seçeneği genellikle daimi dişlenme öncesinde, süt dişlenme ya da karma dişlenme döneminde uygulanır. Bu tedavinin amacı, büyüme ve gelişimi kontrol altında tutarak dişlerin çene kavislerinde olması gereken yerlerde çıkmasını sağlayabilmek ve çenelerin birbirleri arasındaki boyutsal ilişkiyi tesis etmektir.

Ortondontik Tedavide Dişler Nasıl Hareket Eder?

Ortodontik tedavi biyolojik bir tedavi, ortodontik diş hareketleri ise fizyolojik bir olaydır. Sabit veya hareketli ortodontik apareyler ile dişin üzerine hafif bir basınç uygulandığında, kendi kökünün etrafını çevreleyen alveol kemiğine doğru dişin itilmesi sağlanır. Bu hafif ve sürekli kuvvet, basıncın geldiği tarafta yavaş yavaş kemiğin erimesine neden olur. Böylece üzerine kuvvet gelen dişin yerleşebileceği yeni bir kemik yuvası oluşur. Dişin diğer tarafında kalan boşluğa ise eş zamanlı olarak yeni kemik dolmaya başlar ve bu durum dişin yeni konumda kalmasını sağlar. Bir tarafta kemiğin erimesi, diğer tarafta yeni kemiğin yapılması olayına “yeniden şekillenme” denir.

Kimlere Ortodontik Tedavi Yapılmaz?

Bazı tıbbi durumlarda ortodontik apareylerin kullanımı uygun değildir. Lösemi veya hemofili gibi kan hastalıklarında kan elemanları normal değildir. Bu çocuklarda çekimlerden önce bazı özel tedavilerin uygulanması gerekmektedir. Tekrarlayan aftöz ülserleri olan hastalarda da ortodontik teller zarar verici olabilir. Zihinsel engellilerde ise ortodontik tedavi uygulaması sınırlıdır.

Ortodontik Tedavide Çekim Kararının Verilmesi

Dişleri doğru konumlarına getirebilmek için yeterli yer yoksa ortodontist yer kazanmak için diş çekiminden ya da diğer bazı yer kazanma yollarından faydalanır. Yani, ortodontik tedaviler çekimli veya çekimsiz olarak gerçekleştirilebilir. Hangi yöntemin seçileceğine ortodontist karar verir. Bu kararda göz önünde bulundurulan faktörlerin en önemlilerinden birisi yüz estetiğidir. Çekimli tedaviler dudakların değişen miktarlarda geri çekilmesine, çekimsiz tedaviler ileri alınmasına olanak verir.

Pekiştirme

Ortodontik tedaviden sonra dişler yeni konumlarından eski yerlerine dönme eğilimi gösterirler. Bunu önlemek için kemik ve çevre dokuların yeniden düzenlenmesi tamamlanıncaya kadar dişler düzeltilen konumlarında tutulmalıdır. Bu amaçla hareketli veya sabit pekiştirme aygıtları kullanılır. Hareketli pekiştirme aygıtları gece ve gündüz, hekimin önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır. Bu süre 3 aydan başlar, 2 yıl veya daha fazla da sürebilir.

Ortognatik Cerrahi

Kişinin yüz yapısındaki, çene yapısındaki bozuklukları gidermek ve dişlerin çene ile birlikte normal fonksiyonunu kazanması için yapılan ameliyatlara “ortognatik cerrahi” denir. Basit anlamda çenenin düzeltilmesi anlamına gelir. Alt ve üst çenelerdeki gelişimsel bozukluklar ortodontik tedavi ile yeterli miktarda tedavi edilemediğinde ortognatik cerrahi gerekebilir. Alt ve üst çenelerde ayrı ayrı veya birlikte gelişim bozukluğu olabilir. Soruna göre cerrahi ameliyatla çeneleri ileri almak, geriye almak, yüksekliklerini arttırıp azaltmak veya sağa sola kaydırmak mümkün olabilir.

Ortodontik Tedavi Sırasında Ağız ve Diş Bakımı

• Her yemekten veya ara yemeklerden sonra dişler fırçalanmalıdır.
• Günde en az bir kere diş araları ve braket araları temizlenmelidir.
• Gece yatmadan önce dişler fırçalandıktan sonra florürlü bir ağız gargarası kullanılmalıdır.
• Ağız duşu kullanılması faydalı olur. Düzenli kontroller için diş hekimine gidilmelidir.
• Ortodontist ile olan randevulara mutlaka özen gösterilmelidir.
• Ortodontistin önerileri doğrultusunda tüm hareketli ve fonksiyonel apareyler aksatılmadan takılmalıdır.
• Mısır, fındık, fıstık, havuç, elma gibi sert yiyeceklerden, şeker, sakız veya karamela gibi yapışkan gıdalardan uzak durulmalıdır.

Bu önlemler çürük oluşumunu önlemeye yardımcı olur, apareye ve braketlere gelebilecek zararları azaltır ve ortodontik tedavinin etkinliğini artırır.

Çalışmanın Rahatsızlıkları ve Riskleri Nelerdir?

• Ortodontik tedaviye başlandığında dişlerde ağrı olması son derece normaldir. Ağrı 3-4 gün içerisinde azalacaktır. Takılan apareylere alışma süresi ise yaklaşık bir haftadır.
• Ortodontik tedavi esnasında dişlerde hafif sallanma olabilir; normal bir durumdur ve nedeni dişlerin hareket etmesidir.
• Tedavi sırasında ağız bakımı iyi olmayan hastaların dişlerinde kalıcı lekeler ve çürük görülebilir. Bu hastalarda ayrıca dişeti hastalıkları da oluşabilir.
• Nadiren tedavi sırasında diş köklerinde erime görülebilmektedir.
• Ortodontik tedavi, çene ekleminde rahatsızlıklara sebep olabilmektedir.
• Tedavi sırasında veya sonrasında meydana gelen büyüme, tedavi sonucuna olumlu katkı yapabileceği gibi, istenmeyen etkilere de neden olup tedavi süresini uzatabilir.

Telsiz Ortodontik Tedavi (Şeffaf Plaklarla Tedavi, Şeffaf Diş Teli)

Son yıllarda geliştirilmiş olan invisalign, clear aligner, orthoclear teknolojileri sayesinde çapraşık dişler, braket denen diş telleri olmaksızın düzeltilebilmektedir.

Bilgisayar ortamında dizayn edilip hazırlanan bir seri şeffaf plak, 1-2 haftada bir değiştirilerek, braket kullanılmadan dişlerdeki çapraşıklık giderilerek, dişler istenen pozisyona getirilebilmektedir. Bu plaklar şeffaf olduklarından çok fazla belli olmazlar, yemekte çıkartılırlar ve kullanımları kolaydır, batma acıtma yapmazlar. Son yıllarda kullanıma sunulmuş olan ve bazı vakalarda uygulanabilen bu sistemin size uygun olup olmadığına ortodontistiniz karar verecektir.

Lingual Ortodonti (Içten Tel)

lingual-ortodonti-icten-tel

Lingual ortodonti sistemi, braketlerin (diş tellerinin) dişlerin ön yüzeyleri yerine arka yüzeylerine, dil tarafına yapıştırıldığı sistemlerdir. Bu nedenle dışarıdan fark edilmezler, estetiktirler. Bu teknikte braketler klasik yöntemdeki gibi direk olarak yapıştırılamazlar çünkü dişlerin dil tarafındaki yüzeyleri tam olarak görünmezler ve ön yüzeye göre daha değişken bir yüzey gösterirler, bu da braketlerin doğru konumda yapıştırılamamalarına sebep olur. Bu sebeple lingual teknikte braketler hastadan alınan ölçü üzerinde laboratuvar çalışması ile konumlandırılır ve bir taşıyıcı kaşık vasıtasıyla hastaya transfer edilerek dişlere yapıştırılır.

Son yıllarda dişlerin arka yüzeyleri lazerli tarama yöntemleri ile taranarak, dişlerin yüzeyine tam olarak uygun, kişiye özel, dişlerde istenen, doğru harakete imkan tanıyan braketler üretilebilmektedir.

Lingual ortodonti, klasik ortodontik tedaviye göre çok daha fazla hassasiyet ve dikkat gerektirir. Bazı kısıtlamaları olan bu yöntemin avantajlarının yanısıra dezavantajları da mevcuttur.